Esaret ve Duygular: Erken Modern Osmanlı Esaretnâmelerinin Duygular Tarihi Perspektifinden İncelenmesi
Abstract
Bu makale, esaretnâme türündeki ben-anlatılarından hareketle, esirlerin yaşadıkları duyguları nasıl ifade ettiklerini ve bu duygular aracılığıyla esaret tecrübesini nasıl anlamlandırdıklarını tartışmaktadır. Bu yönüyle çalışma, Osmanlı esaret tarihini bireyin tecrübesi üzerinden düşünmeyi ve esaretnâmeleri duygular tarihinin kaynakları arasında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada Abdi Çelebi, Macuncuzâde Mustafa Efendi, Hindî Mahmud, Hüseyin b. Mehmed, Temeşvarlı Osman Ağa, Yeniçeri Mustafa gibi yazarların kaleme aldıkları metinler incelenmiştir. Bu metinler dikkatle okunduğunda, esaretin yalnızca fiziksel bir tutsaklık hali olmadığı anlaşılmaktadır. Vatan ve aileden koparılış, ötekiyle karşılaşma ve dinî sınırların sınanması bu deneyimin duygusal boyutlarını oluşturan başlıca unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Makale, esaret anlatılarındaki duygu ifadelerinin hem bireysel hislerin dışavurumunda hem de öteki karşısında ahlakî üstünlüğün inşası ve Müslüman kimliğinin tahkiminde önemli bir anlatı işlevi üstlendiğini savunmaktadır. Buna karşılık Yeniçeri Süleyman, Hasan Esîrî ve Mehmed Necati Efendi gibi 17. yüzyılın sonu itibarıyla yazılan bazı metinlerde ötekinin meziyetleri karşısında şaşkınlık ve merak gibi duyguların da ortaya çıktığı fark edilmektedir. Bu metinlerde esaret anlatısı, düşmanlık dilinden bütünüyle kopmadan, karşılaştırma ve gözlem içeren yeni bir anlatı düzeyine açılmaktadır.
// Source
Authors: Semra Çörekçi
Institutions: Istanbul Medeniyet University